Translator

Tuesday, June 25, 2013

İnsanlık Dünya'yı İşgal mi Ediyor?

  İnsanlik tarihi çeşitli protestolara eylemlere tanık olmuştur.Ama son bir kaç yılda yapılan protesto ve eylemlere baktığımızda durumun farklı olduğunu görüyoruz.
  Farklılık insanların her anlamda insanca yaşaması için.Sanki "İnsanlik" için sanki "İnsanlığın" Dünya'yı işgal etmesi için.Peki "İnsanlık Dünya'yı İşgal mi Ediyor?
  Dünya her geçen gün daha kötüye gidiyor. Adaleti bulmak ve aramak her geçen gün ndaha zorlaşıyor. Ekonomik dengesizlik her geçen gün daha çok artıyor. Kültürel bozulmalar her geçen daha çok artıyor. Sosyal yaşam he geçen gün değişiyor. Teknoloji her geçen gün değişip güncelleniyor ve insanlara hissettirmeden daha fazla bağımlılık ve yük getiriyor. Sınıfsal yani ekonomik uçurum giderek açılıyor. İnsanların "bilgisi" artıyor ama "cahilliğide" artıyor. Çünkü insanlar giderek hissizleşiyor                                
  İşte bunların hepsini içinde biriktiren bazı insanlar en ufak -insanlık için- olumsuz girişimde ayağa kalkıyor. Protesto ve eylemlerle sokağa dökülüyor, "İnsanlık" adına.Bursa provokatör, olaylardan nemalanmak isteyen ve İktidarlarin ekneğini yiyip ama artık onkarsan kurtulnak istyenleri ayırmak lazım. Çünkü bu insanlar sadece ve sadece kendilerini düşünür.Ama "İnsanlık" için mücadele edenler aslında Dünya için dahası "Kötülere karşı, "Kötülüğe" karşı mücadele ederler.
  Bazıları birileri "şöyle güçler veya böyle güçler bunları yaptırıyor" diyor.Evet yeryüzünde küçük Şeytanlar kendini küçük İlah bilenler Dünya'da birçok izdahama ve felakete yol açmışlardır.Belkide bu son yıllarda yasananlarida onlar planlanmış ve ne kadar İnsanin sokağa "İnsanlık" adına sokağa döküleceğini test etmişlerdir. Çünkü onlar da biliyorki Dünya artık bu olumsuz ağırlıkları kaldiramiyor ve "İnsanlik" nefes alamıyor.
  Bütün bunları değerlendirdiğimde bu Toplumsal olayları Dünya'nın çeşitli yerlerinde aralıklarla göreceğiz. Çünkü Dünya'nın sosyo-ekonomik verilerine baktığımızda iyi sonuçlar görülmüyor.


Thursday, June 20, 2013

To Know Police Bad

    In the World the first Police Organization had known in Roman Empire The first examples of the police force in the modern sense 1800s London marine police emerged towards the years  Police Organizations. London's Metropolitan Police Service, was founded in 1829, next to the fight against crime, preventive policing approach set out in the first police organization.
   However, I want to research about the sociological, to conduct a survey and would like to write a thesis. Such a thesis, reports, documents or a wide-ranging interview, I do not know. But I'll write what I think at the scene of its own, as always.
   In recent years, the police came up journal again with society protest. America Wall Street, London, Istanbul, Taksim Gezi Park, and finally,  Brazil. So why do the police behave in such a harsh or hard to exhibit behaviors and Who wants that? Why do the police use police rubber bullets, electro-shock device except buttons cannon water?  My Detecting presence of human is "Good and Bad"  So, male or female, there are good or bad  within the police. However to know good and bad, do not mean as we have learned from especially American movies "good cop, bad cop" is meaning humanity! Well the police can specify  their  behavior stand-alone or how much wider their initiative or they can eforced all the orders include illegal orders!!!!?
  When we look at the world, the perception of the police is poor. Because  the police is always sent onto citizens, between citizens and the rights, the police is entered.Police is strong because  there are powerful gun baton. The Police is weak because they have  chiefs or elders colleagues!!! In the film industryand TV shows oftenly use Police subject in their screenplay. We do not like the Police intervene to the protest, but desolate the criminal we love Police.This shows that how important is the fact that the police profession and how much is open to criticism.
   It is important because  the attention of police they solve of a criminal or  careless of Police they lose the crininal that's why they open the critism.
    So why the police are  always someone's police? Why is being used, such as  Bodyguard? Why take the initiative and request the police to intervene in his own hard not prevent it? To protect colleagues or not to lose his job? These people are choosing to do justice to the profession to protect the rights of some people to maintain order or to protect the rights of the people more equal?
    Have mentioned above. Good Police, Bad Police. We have to find Good Cop and support them and do not leave alone You can ask: Have you had to pepper spray, or they hit with batons? No. But I fell foul of with the police.Well  trained Police, rescue our life -especially one of my friend-We were lucky, we met with Good Police. Do not I see Bad Police? Yes I saw.Well what we do when we meet Bad Police. We do not lose our beliveness to justice?That we know that there are Good Police
.     As a result, the police can not rejected  to be "bad" like not rejected the justice when know there are Bad Judge or Prosecutor. But we work for right Laws for Police not to use SOMEONE's BODYGUARDS.
Not: Did you watch Copland film which Slyvester Stallone played?

Wednesday, June 19, 2013

Polisi Kötü Bilmek


   Dünya'da  Polis Teşkilatının varlığı Roma İmparatorluğu dönemine dayanmaktadır. Dünya'da ilk modern polis teşkilatı İngiltere'de görülmektedir.Türkiye'de 1845 yılında modern Türk Polis Teşkilatı görülmüştür. 1937 yılında Emniyet Teşkilatı olmuştur.Peki neden hep Polisler kötü bilinir?
   Bununla ilgili sosyolojik bir araştırma yapmak ,bir anket düzenlemek ve bir tez yazmak isterdim. Böyle bir tez, rapor var mı yada geniş çaplı bir röportaj tarzı bir belge var mı bilmiyorum,rast gelmedim.Ama her zaman ki gibi kendi düşündüklerimi yazacağım
   Gezi Parkı olaylarıyla Polis ve davranışları yeniden gündeme geldi. Peki Polis neden böyle sert davranışlar sergiliyor ya da  sert davranması isteniyor ve hep Polis kötü biliniyor. Benim insan varlığını algılamam "İyi ve Kötü" diyedir. Yani Polisin içinde de kadın ya da erkek olsun iyi ve kötü vardır.Ama bildiğimiz özellikle Amerikan filmlerinden öğrendiğimiz "İyi Polis, Kötü Polis" manasında bir cinlik değil tamamen insanlık anlamındadır.Peki Polis tek başına davranışlarını beliryebilir mi ya da inisiyatif alma yetkisi ne kadar geniştir?
  Dünya'da da baktığımızda Polis algısı kötüdür. Çünkü vatandaşın üzerine hep Polis gönderilir yasalarla vatandaşın arasına hep Polis girer. Polis hem güçlüdür hem güçüzdür. Güçlüdür copu silahı vardır. Güçsüzdür amirleri büyükleri  vardır.Sinema sekötürüne baktığımızda veya televizyon sektörüne baktığımızda ya da benim bildiğim Nejat Usta'nın (Uygur) Cibali Karakolu'na baktığımızda çoğunlukla ele alınan konulardan biri Polis olduğunu görüyoruz. Polis protesto gösterilene müdahale ederken sevmiyoruz ama bir suçluyu perişan edince Behzat Ç gibi seviyoruz. Aslında bu Polis mesleğinin ne kadar önemli ne kadar eleştiriye açık olduğunu gösterir.
   Önemli olması Polisin bir dikkati sonucu suçluyu ortaya çıkarması ya da dikkatsizliği sonucu suçluyu kaybetmesi önemli olduğunu gösterir. Sokakta adaleti sağlar.Diğer taraftan çünkü sokakta adaleti kendine ya da başkasına sağlayabilir! İşte bu yüzden de eleştiriye açıktır.
    Peki Dünya'da da, Gezi Parkı gibi olayları gibi olaylar yaşandığında Polis neden hep birilerinin Polisi oluyor? Neden Polis Bodyguard gibi kullanılıyor? Polis neden inisiyatif alıp kendince sert müdahale edilmesi istenildiğinde bunu engellemiyor? Kötü meslektaşlarını korumak için mi yoksa işini kaybetmemek için mi?Bu insanlar mesleğe seçilirken adaleti sağlamak düzeni korumak için mi yoksa bazı insanların haklarını korumak yani daha eşit insanların haklarını korumak için mi seçiliyor?
    Yukarıda belirtmiştim. İyi insan Kötü insan. Vatandaş olarak Polisi kötü bilmemek içlerinde de İyi polis olduğu bilmek ve onlara İyi olan Polisleri bulmak onlara destek olmak yalnız bırakmamak. Diyebilirsiniz ki sen hiç cop yedin mi biber gazı yedin mi? Hayır. Ama Polisin eline düştüm.Bizim ama  özellikle bir arkadaşım yakın geleceği İyi eğitimli bir Polis sayesinde ısrarlarımız sonucu bizi dinlemesi sonucu ve adaleti sağlamasıyla kurtuldu! Kötü denk geldin mi? Evet. Kötülük yapana şahit oldun mu? Evet.
    Peki İyi Polis nasıl ortaya çıkartacağız.Adaleti istemekle!Polis Sendikalaşmasıyla. Böylece Polisin hakkının korumasıyla ve kendini güvende hissetmesi ama aynı zamanda kanunsuz emri yerine getiren Polisin ve vatandaşa Kötü davranan Polisin meslekten atılmasını da sağlayacak bir Sendika. Vatandaşı da dinleyecek bir Sendika.Vatandaş olarak bunları talep etmeliyiz. Ve tabiki "İyi" savcı ve hakim de talep etmeliyiz.  Polisleri ortaya çıkarmalıyız. Tabi bu bütün kamu kuruluşları için geçerli ama o ayrı bir yazı konusu.
    Sonuç olarak Polisi toptan reddedemeyiz tıpkı " Kötü " hakim ve savcının varlığını bilipte, Hukuku  reddedemiyecemiz gibi. Ama Polisin birilerinin Bodyguardı gibi kullanılmasının önüne geçecek yasaların ve yaptırımların olmasını için çabalayıp, sağlamalıyız.

Not: Slyvester Stallone'nin 1997 yapımı Copland filmini tavsiye ederim.
 

Friday, June 7, 2013

Tren Yolculuğu

     Şimdi diyeceksiniz ki alaka. Görmüyor musun, duymuyor musun gezi parkı olaylarını diyeceksiniz.Daha önce bir tane yazdım. Twitter'da da fikirlerim söylüyorum. Dünkü gece konuşması da çok iç açıcı değildi.  O yüzden biraz kafa dahilsin, yediğim,  içtiğim benim olsun:) gördüğümu yaşadığımı anlatayım.
     Efendim, Konya Mavi Tren yolculugu yaptım. Hemide yataklı:) Aldım biletimi, İzmir Basmane Gari'ndan yola çıktık aksam vakti. Uşak,  Afyon üzerinden Konya'ya yokculuk.
     Tabi aksam olunca trenin penceresinden karanlıktan Manisa çıkışından sonra birşey göremedim. Ama tren yolculu "fena" degildi.Manisa 'ta kadar yağmur vardı.  Vagondaki odamdan tablet ten yaşanan olayları da takip ediyordum. O sırada kafamı kaldırdım ve cok güzel bir manzarayı fotoladim. Ve Anadolu gidiyorum.
     Dedim ya gece yolcuğundan trenden bir sey göremedim. Tren istasyonları, uzaktaki köy ışıkları ha birde küçük bir ilçeden geçerken kahvehanede yapılan mütevazı düğün torenine şahit oldum. Karanlıkta yolculuk ederken köy ışıkları görmek trenin sesi, raylarin sesi eşliğinde bir garip oluyor. Ray sesleri gerçekten güzel bir melodi gibi geliyor.Ve tekrar karanlık zifiri karanlık!
    Odam tabiki küçük.  Yatak olan bir koltuk,lavabo, bir banko dolapli içinde mini buzdolabı.  Biraz iri olduğum için sigmakta zorlandım. Uyku derseniz topu topu üç saat. Çünkü ilk yolculuk ve deprem hissi oluyormuş gibi yolculuk.  Ama yataktan dusmuyorsunuz. Benim sevdiğim yanı ilk yolculuk ve ray sesi melodisi eşliğinde sessizlik! ve tek basinalik.
    Neyse şansıma gün tam ağarma noktasında yani alaca karanlıkta uyandım. Güneş usul usul doğuyor.  Harika bir şekilde Anadolu'ya Türkiye'ye. Dağlık ve ovalik yerlerden geçtiğimiz için tarlalar köy yerleri görüyorum. İnanılmaz güzel hayvanlar sabah kahvaltısına çıkmış. Pencereyi açtım.  Hava çok güzel.  Rüzgar giriyor, odanın içine mis gibi Anadolu kokusu.Yasanan olaylara rağmen umut ve sevinçle doluyor insan.Ve... Tren ve Konya'ya vardır.  İlk yolculuk olmasına rağmen hiç yorgun hissetmedim. Önce havayı içime çektim,  Konya Garina indim.


Sunday, June 2, 2013

Yanlışa Direnmek Haktır

    Türkiye'de İstanbul'da Takim Gezi Parkı'ndaki ağaçların AVM yapılacağı yüzünden kesilmeye kalkılması  ve insanların bunu protesto etmeye kalmasıyla başlayan süreç faklı bir noktaya geldi.
    Birçok sebep var en önemlileri polisin masum bir protestoya çok sert müdahale etmesi ve yapılan açıklamaların sonucunda insanların dayanamamalarının sonucu vuku bulmuştur.Gücü elinde bulunduran Haklı değildir. İster azınlık ister tekil olsun haksızlığa hakkı yendiği düşüne herkes hak arama özgürlüğü vardır. Medyanın olayları yansıtmaması, internetin kesilmesi insanların olanları bitenleri net görememesi araya sızan insanların malına zarar veren provokatörler ekmeğe yağ sürmüşlerdir. Halbuki olaylar yansıtılsa hiç buralara gelmeyecek.
     İnsanların haksızlık karşısında birlik olması güzel. En güzel örnek birbirini yiyen büyük takımların taraftarları.Halbuki stad salan meydan ayırmaksızın herde böyle olsa maçlar şenlik havasında geçer. Birde tabi,ki sokağın parkların bekçileri gerçek sahipleri sokak hayvanları ve kuşları. Göstericiler kadar onlarda çok mağdur oldu ve öldüler.
     Umarım her şey yoluna girer ve hak ve yanlış olduğunu iddia ettiği konularda gösteri yapanlara sert müdahale edilmez.

Monday, May 27, 2013

AVM'ye karşı ÇARŞI

   Daha öncede AVM'ler  ilgili yazı yazmıştım. AVM'lere çok sıcak bakan bir insan değilim.Ne kadar kaliteli bir hava verse de çevreye, içi boş geliyor.Benim için  kapalı mekanlar belli bir dakikadan sonra .boğucu oluyor.
    Eskici bir yapım yok ama eskilerin olgunluğu yani yapısal anlamada yani binaların güzelliği , ince ince işlenmesi emek harcanması şimdiki yapılarda yok. Ölçü sadece genişlik ve büyüklük. Hazır yapılmış lego gibi, AVM'ler. O yüzden, çok sık olmasa da, Çarşılara giderim. Gittiğim yabancı yerlerde de Çarşıları ziyaret etmek isterim. Belkide bu istek yaşımın olgunluğu ile ilgilidir.
     İzmir'den bahsedeceğim. Tabiki KEMERALTI'dan bahsedeceğim.İzmir'in bir zamanlar kalbi olan şimdilerde kalbi olmasını sürdürmeye çalışan Kemeraltı. Bırakın bir zamanlar Çarşı olma özelliğini yani en önemli esnaflarının olmasını, İzmir'in en önemli tüccarlarının yazıhanelerinin, doktorlarının muayehanelerinin, en önemli terzilerinin dükkanlarının, lokantalarının ,moda evlerinin, vesairelerinin olduğu bir yerdi. Şimdilerde sadece küçük esnafın olduğu birkaç lokantanın kaldığı, kısacası her şeyden birazın kaldığı yer, Kemeraltı.
      En önemli noktası Kemeraltı'nın bence Hisarönü. Yani Osmanlı'dan kalan Hisarcami'nin önü. Kızlarağası Han'ın bitişiği. Bir kesişim noktası, bir mola noktası diyebiliriz. Yemek için, özellikle de döner ve kahve molası, tatlı yemek molası vermek için çok güzel. Birde oraya yakın ara sokakta ki küçücük balık lokantası.Küçük bir meydancıktır,  Hisarönü. Tıklım tıklımdır.Ama çok güzeldir.Mutlaka gidilmesi görülmesi yani "çarşı pazar" gezilme gereken bir yerdir.


Wednesday, May 22, 2013

Rahat Bırakın Şu Hayvanları!!!

     Sürekli havyan konuklarında yazmaktan, özellikle onları koruma yazısı yazmaktan bıktım. Bunu olumsuz anlamda kastetmiyorum. Güzel şeyler yazmak istediğimden söylüyorum.
     Peki nedir yazdıran olay? Sürekli ve özellikle bazı  muhafazakar insanların, insanlara yardım edilmesi gerekliliğini vurgulayan bu yüzden ev ya da sokakta hayvan besleyenleri örnek göstererek ve aslında hayvanlara zarar verecek cümleleri söyleyen insanlar yüzünden yazıyorum.Bu insanlar, hayvan beslemeyi lüks gören neymiş efendim aç insanlar varken havyan beslemek nedenmiş?Olgun bir şekilde ve terbiyeli bir şekilde tepki gösterince ona dahi çok bir bozuluyorlar.
    Şimdi: 1) Poposunda donu olmayan çevreye gösteriş olsun diye ya da çocuğuna oyuncak olsun diye ve sonra ahlaksızca onları sokak atanlara hayvan beslemek! lüks. Zaten bu tip insanlar yolda susuz kalan insana bir yudum su vermezler.İnsanlıktan nasibini almamıştır.Aslında bu birinci madde bir dipnot olarakta okunabilir.
              2) Bizde insanlara yardım edilmesinden, kimsenin evsiz kalmamasından ya da yalnız diye arkasında kimse yok diye görmezlikten gelinmesi taraftarı değiliz.
              3) Hayvan besleyen bu insanlar eminim ki insanlar, küçük büyük muhtaç olan herkese yardım ediyordur.
              4)Hayvanseverler bu hayvanları beslemese betonlaşan bu dünyada hayvanlar açlıktan ölecek . Bizi yaratan Allah onları da ya da neye inanıyorsanız, inandığınız şey onları da yarattı.Yani onların da yaşamam hakkı var.
              5)Hayvanları beslemek( bu tabiri yanlış anlamayın) önüne yemek atarak yapabilirsiniz. Peki insana yapabilirmisiniz? Ya da yaptığınız yardımı gösterebilirmisiniz? Hayır. Neden? Çünkü onlar İNSAN. Yardım gizli yapılır
              6) Hayvanlar Kur'an'da da geçiyor.Hayvanlara kötü davranmak ya da onlara bakmamak günah.
              7)Evde beslemeye gelince. Beslemek gibi bir günah var mı? Yok O zaman sanane! İnsanın bir hayvan beslemesinin neresi lüks? Adam holding patronu CAMİ OKUL yaptırıyor, oğlu kazı Göcek'te yatta Bodrum'da en lüks yerlerde şampanya patlatır ya da yurt dışında, en pahalı kıyafeti giyer,mezuniyette en lüks kıyafeti giyer vs vs vs... Sorunca, sanane benim çocuğum, istediğini yapar O lüks değil mi? Ama ona laf yok illa hayvanlar.
              8) Bu  lafı söyleyenler yaralı parmağa "çiş" yapıyor mudur?
          Bunlar benim aklıma gelen sinirlenmemeye çalışarak yazdıklarım.Çünkü bizde dula, yetime, ihtiyacı olana yardım ediyoruz. İlla yaptığımızı gösterecek kadar  görgüsüz ve inançsız değiliz.
                  İNSAN FİTRESİNİ ZEKATINI VERİYORSA SİZE B*K YEMEK DÜŞER.

                                         RAHAT BIRAKIN ŞU HAYVANLARI.
                 
         
       

Monday, May 6, 2013

İzmir Fuar'da Hıdrellez

     Bugün Hıdrellez. Sizlere Hıdrellez'in ne olduğunu anlatmama gerek yok.Zaten biliyorsunuzdur. Bugün bir iş dolayısı ile İzmir Fuarı'na yakın bir yere gittim. Mahşeri kalabalık çoluk-çocuk, genç, yaşlı, kadın, erkek ve özellikle Roman Vatandaşlarımız oraya doğru gidiyordu. "Ne oluyor" diye beş dakika bakayım dedim. Meğer hıdrellez günü yapılan piknikmiş. Etraf mis gibi mangal kokuyordu. Çalgılar çalınıyor, şarkılar söyleniyordu. Tabi ki bunları yapan Roman vatandaşlarımızdı. Harikaydı. Bir iki fotoğraf ve videoyu paylaşıyorum. Umarım bütün dilekleriniz kabul olur.















Friday, May 3, 2013

ASLINDA DURUM ÜLKEDE CANLIYA VERİLEN DEĞER

    Yılmaz Özdil bu ülkede, medeniyetten demokrasiden bahsedilen bu ülkede hayvanlara, bana göre bir canlıya yapılanları çok güzel özetlemiştir.Neden?Çünkü bir canlıya bunları reva görenler doğaya ve insanlığa her anlamda neler yapmaz! Yazıyı buraya  yapıştırıyorum.




Diğer Yazılarım/My Other Articles

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...