My photo
HAYATTAN YAZILAR, AKLINA GELEN DÜŞÜNCELER,BİLGİLER,YORUMLAR... ARTICLES FROM LIFE, IDEAS, INFORMATION, COMNENTS. ( Sayfa altında yazan uyarıyı okuyun)DİĞER YAZILARIMA TIKLADIĞINIZDA BLOG KALDIRILMIŞTIR YAZISI ÇIKYOR.BLOG ADRES DEĞİŞİKLİĞİNDEN DOLAYI.YAZI KALDIRILMAMIŞTIR. ARŞİVDEN OKUYABİLİRSİNİZ.

Translator

Saturday, April 28, 2012

T.C. Cumhurbaşkanlığı 48. Bisikilet Turu İzmir The President of the Republic of Turkey 48th Bicycle Tour stage İzmir

   Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı 48. Bisikilet Turu bugün Kuşadası İzmir etabı koşuldu. Harika görüntülerdi. Çok iyi bir organizasyon yapılmış. Fakat maalesef insanlarımızın ilgisizliği vardı. Çok ilgi olması lazım. Bu tür yarışlar ülkemiz için ve insanlarımızın spora olan ilgisini arttırmak için çok yararlı. Ayrıca uluslararası platformda gösterilen görüntüler (bu görüntüler uluslararası televizyon kanalı tarafında tarafsız  çekiliyor) harika görüntüler.
    Umarım tür organizasyonlar çoğalır. Dahası, ülkemiz insanlarını ilgisi bu tür yarışlara bilinçli şekilde artar.


    Today, The President of the Republic of Turkey 48th, had Bicycle Tour stage. There were great photographed. Race from İzmir to Kuşadası and made a very good organization. But unfortunately, people were apathetic however should be very interested. This kind of interest in sport competitions for our country and our people is very useful to increase. In addition, the images shown to the international arena (neutral side of these images drawn international television channels), great images.
     I hope you such organizations are multiply. Moreover, also I hope our people's interest increase of this kind of race  day by day.

Friday, April 27, 2012

KENDİME YAZILAR: Avrupanın Toparlanması Niçin Zor?

KENDİME YAZILAR: Avrupanın Toparlanması Niçin Zor?: Hemen her gün Avrupa ile ilgili olumsuz bir haber geliyor. Yunanistan çoktan unutuldu. Sorun çözüldüğü için değil, tam tersine sorunun çöz...

Thursday, April 26, 2012

Teşekkür

Sitemi takip eden blogdaşlarıma teşekkürler. Yorum yapanlar içinde teşekkürler.

Monday, April 23, 2012

Ülkemizi Terk Etmek Üzerine

FERHAN ŞENSOY/ Ver elini Tokyo!  Aydınlık Gazetesindeki yazısı.
 
   Ferhan Şensoy'un Fazıl Say'ın durumundan alıntı yaparak yazdığı bu yazıya kesinlikle katılmıyorum. Her başı sıkışan bu ülkeyi terk etse ne olur? Mustafa Kemal Atatürk hayatında hapse atılmış, ailesinden ayrı kalmış, hakkında idam kararı verilirken, Ülkesini terk etti mi? Herkesin hayat mücadelesi var , herkesin bu ülkedeki bir takım sıkıntılardan dolayı terk etme isteği var. Ama cebinde parası olanın ülke terk etmesi, şartlar düzelince ya da birileri tarafından düzeltilince Vatan'a dönmesi samimi değildir. Benim hakkımda da Savunma alınmadan verilmiş kararlar ve haksız kararlar var ama mücadele ediyorum.Fazıl Say'ın da yapması gereken bu. Bunu bu ülkede yapmalı. Kamuoyu yaratmalı. Hakkında  açılmış soruşturmayı, Tokyo'ya giderek değil, buradan mücadele etmeli.
   Daha sürekli Fazıl Say'ın deha piyanist olmasını öne sürmesi de anlamsız. Hayatında maddi ve manevi sebeplerden dolayı Say'ı dinlemeyenler kültürsüz ya da sığ insan olarak adlandırabilir miyiz? O yüzden bu yazıya şiddetle karşı çıkıyorum.Say'ın sanatına  laf etmek ayrı, O'nun ifadeler karşında mağdur olması ayrı.
    Önemli olan haksızlıklara karşı kamuoyu oluşturup, hak yiyenlere karşı mücadele vermek ki bunu da siyasi ideoloji üzerinden değil hayati ve insani ideoloji üzeride yapmak gerekir.

Thursday, April 19, 2012

Kenize Murad

    Osmanlı Kanuni Sultan Süleyman dönemini anlatan "Muhteşem Yüzyıl" dizisinin yayınladığı saatte Osmanlı Mensubu Kenize Murad'ın söyleşisine katılmak çok güzeldi. Son çıkan kitabını anlattı. Hindistan'ın İngiltere'ye bağımsızlık mücadelesine ilham bir Prenses'in öyküsü.
     İngiltere tarafından ilhak edilen Hindistan bölgesinin Prensesi'nin bağımsızlık mücadelesi.Bu mücadele hainler ve İngiltere'nin silah üstünlüğünden dolayı kaybedilmiş. Ama önemli bir ilhan kaynağın olmuş.Kitabın adı "Begüm".
   Kenize Murad Türkçe bilmediğini, çeşitli nedenlerden dolayı Türkçe öğrenemediği söyleyerek, kitabını anlatmaya başladı. Kitabını yazma fikri, İngilizlerin bir sözü üzerine bu kitabını yazmaya başlamış. İngilizler ilhak ederken bu "İyilerin  kötülere karşı, savaşı" diye ilhak ediyorlarmış!Ne tesadüf Amerika Başkanı Bush'ta Afganistan'ı işgal ederken demokrasi söylemenin yanında "İyilerin  kötülere karşı, savaşı" diyerek aynı sözü tekrarlamış.
   Aslında hikaye özü itibariyle hep aynı. Güçlünün iyiyi kötü gibi gösterip, her şeyini gasp etme meselesi. Bu düşünce hayatımızın her alanında geçerli. Devletler Halklar arasında değil insanlar arasında da bu böyle.Bu Güçlü Kötülere bugünkü deyimle yardakçılık ( yani rüşvet yiyenler her anlamda) yapıp, Güçsüz İyilerin her şeyini gasp eden var.
    Hayat bu kısır döngü içinde devam ediyor.Çıkaracağımız sonuç Güçlü Kötülere karşı ne pahasına olursa olsun boyun eğmemek ve savaşmak.

Wednesday, April 18, 2012

Küreselleşme ve GDO Üzerine

Köşeryazarı Melis Alphan'ın 17 Nisan 2012 Hürriyet Gazetesindeki Yazısı.


Sunday, April 15, 2012

nini'nin kelimeleri...: Hachiko (the dog's loyalty)

nini'nin kelimeleri...: Hachiko: Hachiko Sevgi... Kendi adıma, hayatım boyunca en ama en çok önem verdiğim, düşkün olduğum ve vazgeçilmezim olan kavram. Her zaman saygı...

KEDİLER CATS

   Hayvanları birkaç kategoride değerlendirebiliriz.Mesela en kolay olarak şehirde ve doğada yaşayan, etinden sütünden, derisinden, yününden,gücünden yararlanılan hayvanlar olarak kategorize edebiliriz. Aslında bütün bu özelliklere baktığımızda hayvanlar insanların can yoldaşı da diyebiliriz. Belki vahşi doğada yaşayanlar hariç.
   Benim bahsedeceğim, hepinizin de bildiği gibi şehirde çoğunlukla yaşayan ya da varlığını sürdürmeye çalışan dahası evlerimizde bizimle yaşayan "Kediler". Kediler kendine has hayvanlardır. Özgürdürler ama bence asla nankör değillerdir. Sadece doğasına has bir yırtıcılık olduğu için öyle gözükürler.Fakat bu özgürlükleri yani yaramazlıkları, bu şehirleşme ve küçük boyutta olmalarından, insanların onları farketmemesinden dolayı onlar için çok tehlikeli oluyor. Birçok kazaya maruz kalıyor, sonuçta ölüyor yada sakat kalıyorlar.
   Ama kediler gerçekten bakıma muhtaç ve gerçekten insanların can yoldaşı olabiliyorlar.Eğer sokakta yaşıyorlarsa her gün karşılaştığınız bir arkadaşınız gibi olabiliyor.Hele onu besliyorsanız aynı saatte sizi karşılar.Evde bile durum aynıdır.Hatta daha fazlası.Evde kedi besliyorsanız, artık "O"ev halkından biridir.Eğer iyi bir beslenme alışkanlığı edindirirseniz, sizin yediğiniz yemekten bile yerler.Sizinle birlikte uyumak isterler.Evin içinde peşinizden dolaşırlar. Kediler çok temiz hatta en temiz hayvanlardır. Kendini sürekli yalaması aslında kendini temizlemesidir. O yüzden yıkanmak istemezler suyu çok sevmezler.Kediler yırtıcı oldukları için yani oyun oynarken biraz tırmık attıkları ve biraz ısırdıkları için nankör derler. Asla öyle değil. Dediğim gibi oyun oynadıkları ve yırtıcı oldukları için öyle yapıyorlar.
    Kediler fazla üreyen hayvanlardır. O yüzden sokakta yaşayanlar için ciddi sıkıntı. Çünkü şehir yaşamanın getirdikleri onların yavrularına iyi bakmanın ve dolayısıyla hayvanların telef olmasıyla sonuçlanıyor. Evde ise durum pek farklı olmuyor. Sadece telef olmuyorlar. Ama evde bir kalabalıklaşma oluyor. Kediler içinde günümüz koşullarından dolayı oluşan zorlukları rahat atlatmaları için kısırlaştırmak iyi bir çözüm. Fakat bu nesil tüketme ve bilinçsiz şekilde yapılmamalıdır.Onların ürmesini kontrol altına almak iyi olabilir. Çünkü çiftleşme dönem onlar içinde xor geçiryotr. Eş bulamıyorlar. Bulmak için birbirlerinin ardın koştururken araba altında kalbiliyorlar.Sonuç vahim olabiliyor.

     Sonuç olarak kediler, oyunbaz bir hayvan oldukları için iyi bir can yoldaşı, iyi bir arkadaş ve rahatlıkla ev halkından biri olabilir. Onlar bizim hiç büyümeyen küçük arkadaşlarımızdır.

Tuesday, April 10, 2012

KENDİME YAZILAR: Ömer Hayyam

KENDİME YAZILAR: Ömer Hayyam: Düşüncelerimi en çok etkileyen filozoflardan birisidir Ömer Hayyam. Ezberletilen şeylere başkaldırmayı, ya öyle değilse diye sormayı, mera...

Friday, April 6, 2012

İlk Fotoğraf Makinem

Pentax Asahi KM ilk fotoğraf makinemdi.Japonya yapımıydi.Tamamen manuel idi. Netlik ayarlama, flash ayarlama, güneşe göre lens takma, film sarma. Harika bir makine idi. Çünkü her şeyi kendi beceriniz ile yapıyorsunuz.Işığı ayarlama netli ayarlama ve bunların hepsi biraz beceri ve sabır istiyordu. Dijital devir, "O'nu rafa kaldırdı.








 





  


Diğer Yazılarım/My Other Articles

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...