Translator

Thursday, June 5, 2014

İş Dünyası'nda Var Olmanın Dayanılmaz Hafifliği

    İş Dünyası'ında şöyle bir tabir vardır, "Sıfırdan Geldim". Ne demektir bu? Herşeyi tırnaklarımla kazıya kazıya kimsenin yardımı olmadan geldim demektir. Bunun güzel tarafı kimseye eyvallahın olmamasıdır. Güç, Başarı, Para. Kimse kolay kolya gık diyemez.Kötü tarafı bu insanlarda (bazı diyelim yine) "ben egosu" öne çıkar. Herşeyi "ben" yaptığıma döner. Bu düşünce yapısıyla gittikçede güçlenirler. Çünkü bu insana gıpta edenler çoktur. Yukarıda belirttiğimiz gibi gık denilmediği için, eyvallahı olmadığı için yükselirler. Bazıları sonunu, iyi getirir. Bazıları ise yok olur. Çünkü "ben" düşüncesi sonunda kendini de yok eder.
uludağsözlük.com dan alınmıştır.
    Böyle insanlar genellikle babasının işine oturanla karşı karşıya gelmeştir. Çünkü bir patron çocukluğu havası, biz fi tarihinden beri iş dünyasındayız cakası vardır ya işte o "sıfırdan gelen" insanları çıldırtır. Havaya hiç gelemezler. "Bana babamdan kalmadı" savunması yaparlar. Bazıları bunu hakeder bazıları hak etmez. Üstüne koymuştur. Gerçek alın teri ile.Ama bazılarıda üsütüne koymuştur ama haramla, o cakayı kaybetmemek için.
    Bu "ben diyen ile "baba parası" ile caka satanın ortak özelliği adam olmayışlarıdır. Yani insan. Kimseye faydaları yoktur. Sadece sahip olduklarını sayarlar, o kadar.

Not: Bu yazının ilham kaynağı Prof Emre Alkin paylaşımıdır.

Siyasette Ayna

     Genel olarak baktğmızda herkes siyasetçilerden rahatsız. Bugüne kadar çoğunluk Türkiye'de politikanın politikanın kendi menfaati için siyasete atıldığını düşünür. Oy verirken de  böyle olduğunu bilir. Ama "aman Vatan'a" birşey olmasın mantığı ile oy verilir. Bu, iç çatışma veya dış tehdit(savaş gibi) anlamındadır ve "gerisi( hizmet, temek haklar vs) nasılsa hal olur" denilir.
      Peki, bu ne kadar doğru. Çünkü "gerisi" dediğimiz şeyler  bizim başk şekillerde işlerimizi yani yan yollar işlerimiz siyasetçiye halletmemize sebep oluyor.Çünkü oy verdiğimiz insdanlar aslında bizimde işimizi Devlet büroksasisne takılmadan kolay olarak yaptırmamıza neden oluyor.Aslında farkında olmadan ülkemize dolayısıyla gelecek kuşaklara zarar veriyoruz. Buna en güzel örnek "Zübük" filminden verebiliriz. Son iki sahne herşeyi özetliyor. Umarım bu durum değişir.Kendi Zübüklüğümüze bakmak lazım.

Not: Yazının ilham kaynağı Emre Alkiin'in bir paylaşımındandır.

Saturday, May 24, 2014

EYVAH YİNE AYNI TEHLİKE

   Geçen gün, genç bir anne babanın  köpeği olan bir kişiyle konuşmasına duydum. Köpekleri çok seviyorlarmış, köpek almak istiyorlarmış, cinsleri sorular, köpeğiniz nasıl fasa fiso laflar. Zaten boş laflar olduğunu kafamı biraz çevirip aşağıya baktığımda çocularını gördüm. Aslında olay net. Çocuklarına alacaklar. Ve niçin alacaklar? "OYUNCAK" yapmak için.Çünkü böyle sora sora havan sahib olunmaz. Sevgi sora soara alınmaz, satın da alınmaz.

   O yüzden BAKMAYACAĞINIZ , BAKMAYACAĞINIZ, HAYVANI SAHİPLENMEYİN, SAHİPLENDİRMEYİN, TERKETMEYİN, TERKETTİRMEYİN, HEDİYE OLARAK ALMAYIN, ALDIRMAYIN. LÜTFEN ÇEVRENİZE DE UYARIN.


Monday, March 24, 2014

Îzmir Asansör Görünüş



İzmir Kent Ormanı Görünüş




Sunday, March 23, 2014

Oy Ver!!!

     Niyahet bir kaç saat engellemeden sonra Twitter'a girdim. Gerçekten çok sıkıntılıymış, Twitter'a girememek ve gerçekten gerekliymiş Sosyal Medya.Bu yüzden twitter yanında diğer sosyal medya araçlarınında ne kadar önemli olduğu ortaya çıktı. Çünkü iletişim sürekliği çok önemli.
     Son yaşanan sokak olaylarından sonra her zamanki gibi hastaglar oluştu ve bunlardan bir tanesi "oyuna gelme sokağa çıkma" idi. Peki 8 tane insanımız ölünce bunları yazanların aklı başına mı geldi? Bazı Twittercıların "uyanın uymayın  demesi sonra sokağa çıkma evine git oyuna gelme" demesi ne kadar tutarsızlık!
    Şimdi ve esas konumuzun hastag'i #oyver! Ara ara da televizyonda santaçılardan oluşan reklam yayınlanıyor. Lütfen #oyver. Bunun yanı sıra iktidar partisine karşı, güçlü olunan yerlerde güçlü olan muhalefet partisnin kazanması.Peki bu  ne kadar sonuç verir? Bence hiç tutarlı değil. Bazı halk kitleleri ne kadar istekli olsa da ve bu konuda fikir beyan etsede partilerin bu konuda istekli olmadığı düşünüyorum Onları destekleyen kemikleşmiş kitleninde istekli olmadığını düşünüyorum.Hepsinin hesabı farklı. Hepsinin geçmişten gelen kapanmamış hesapları var.Bazı muhalefet kanadı yayın organlarına baktığımızda, küçük ama güçlü muhalefet organlarına yer vermiyorlar. Bu onların gelin büyük muhalefette birleşelim mesajıdır. Aslında kimin daha iyi olduğu değildir.
      Şu demektir ki herkes yine istediğine oy verecektir. Herkes kendi hesabını güdecektir.Ve 30 Mart gece herşeyin nasıl devam edeceği görülecektir.

Sunday, March 9, 2014

Nasıl Tasarruf Edilir?

     Bu yazım ekonomi üzerine yazacağım.  Ekonomi ilgim her vatandaş her çalışan gibi. Size çeşitli ekonimi verileri ya da kurma söyleyerek nasıl tasarruf edilir dersi vermeyecegim.Size nasıl tasarruf edilir mantığını bir örnekle anlatmaya çalışacağım.
     Öncelikle satın şeyler, aklına ne gelirse, bizim ihtiyaçlarımız mı arzularımız mı? Öncelikle buna karar vermemiz lazım. Takibi ihtiyaçlarımız doğrultusunda para harcıyacağız. Arzularımızı kontrol altında alacağız.
Başkalarından geri kalmamak için değil, yaşamımızı
sürdürebilmek için kontrol altına alacağız.
     Şimdi örneğe geçelim.  Parayı sabun yerine koyalım.Neden sabun? Çünkü para eriyen birşeydir. Eridimi yani bitti yerine yenisini koymak lazım. Paramız da eriyecek yani bitecek ve yerine yenisi koymak gerekecek.
     Peki erimesini nasıl geciktirebiliriz ve nasıl paramız çoğalır?  Sabun kaygan bir cisimdir. Tutmasını bilmezsek elimizden kayar parada böyledir. Önce tutmasıni bileceğiz. Ne sıkı ne  gevşek. Sabunlamaya başlayacağız. Sabunladıkça köpük olacak.
 İşte bu  noktada sabunu kenara koyup köpükle sabunlamaya devam edeceğiz. ( Merak etmeyin öylede hijyenik) Yani belli miktar para ile işleri çevirmeye çalışacağız.
 İste böylelikle sabunun erimesi yani paranın bitmesi gecikecek ve yerini yenisini koyarken tasarruf etmiş olacağız. 

Monday, March 3, 2014

Yemek Görselleri

Fırında Yumurtalı Patates

Fırında Patatesli Tavuk

Meşhur Urla Katmeri

Fırında Patatesli Havuçlu Biberli Soğanlı Tavuk Kalça Şi§


Çağ Kebabı

Ev Yapımı Patatesli Domatesli Patlıcanlı Biberli Soğanlı Köfte

Fırında Biber Dolma
Mehşur Kemeraltı İmren Börekçisi

Etli Makarna

Biber Dolma

Sunday, February 23, 2014

Çözüm Ne?

          Türkiye artık seçim ortamında. Son yaşanan ve siyaseti yakından etkileyen hukuk operasyonları da bu yerel seçimlere ciddi damgasına vuracak. Çünkü yaşananlar bu seçimlerin yerel seçimlerden çok genel seçimler havasında geçeceğini gösteriyor.
         Son yaşananlar siyasetin ve hukukun ne kadar iç içe geçtiği ve ne kadar büyük yaralar içinde olduğunu fazlasıyla gösterdi. Aslında bu -daha önce ki yazılarımda da var- geçmişte de vardı belki hep örtüldü ama bu sefer ortaya çıktı. Ortaya çıkmasının asıl sebebi iki taraf arasında çıkar çatışmaları, bu açık. Zaten medya da ve meydanlarda da açıkça dile getiriliyor.Böyle olmasaydı kim bilir daha neler olacaktı!
         Peki çözüm ne? Çünkü aydın dediğimiz kesime baktığımızda  -ki bunlar köşe yazarları- hep şunu unutmayın bunu unutmayın bunu bilin  diyerek hep aynı söylemleri söylüyorlar.Aydın insanların bize görevi bir şeyleri hatırlatmak mı yoksa çözüme götürecek yolları mı göstermek? Yazılara ve söylemlere baktığımızda bunları duyup okuyamıyoruz.Gerçi muhalefete baktığımızda da aynı şeyleri söyleyebiliriz.
        Bu yerel seçimler Türkiye için bir dönüm noktası olacak. Bu dönemecin sonunda Türkiye neler bekliyor bende kestiremiyorum. Ama yakın zamanda çıkan bazı kanunlarla Türkiye'yi yeni zorlu dönmeler beklediği kesin.
         

              

Monday, January 27, 2014

Yecüc-Mecüc

    Dini bir anlatıdır Ye'cüc-Me'cüc. Kuran-ı Kerim'de  de anlatılır ve tabi ki Deccal.Şeytani varlıklardır.  Bunların yer altından aslında Deccal'in Ye'cüc Me'cüc'ün ise Hz. Zülkarneyn tarafından bir  yere saklandığı söylenir ve bir gün çıkacaklardır.Bunların çirkin yaratıklar olduğu söylenir.
    Bana göre Ye'cüc-Me'cüc zaten var ve çirkin değiller. Çünkü şeytanda aslında ortama!!! uyum sağlamış. Güzellikleri, iyilikleriyle( tabi ki tenzih edilenler var )
    Bakın bir sinema filminden örnekle anlatayım.Şeytanın Avukatı filminden Harika bir filmindir ki Amerikalılar bu tür anlatımları güzel yapıyorlar.Sahneye dikkat edin. New York'a transfer olan avukatın eşini etkilemek ve onları kendi tarafında çekmek için yapılan sahnelerden biri. Kadınlar biri kıyafetini giyerken avukatın eşi Charlize Theron şeytanın gerçek yüzünü görür yani çirkinliği yani Ye'cüc Me'cücü. 

Not: Sahneyi yayınlayan web sitesi istediğim paylaşma butonu koymadığı ve kendim yapamadığım için PC den çektim görüntüyü.

Wednesday, January 8, 2014

Sorun Sistem Mi Kişiler Mi?

   Son günlerde Türkiye'nin yaşadıkları malumunuz. Peki ortaya çıkan iddialar veya atılan iddialar, sizi şaşırttı mı? Bence hayır. Nedir bu Türkiye'de süre gelen yolsuzluk iddiaları? Hukuksuzluk, adaletsizlik?
Başlıktan da anlayacağınız gibi bir sorgulama yazı yazmak, amacım.Kişiler mi sorunlu yoksa içine girdikleri Sistem mi?
   Öncelikle şunu belirteyim Twitter/evrenkonakci hesabımda da ara ara yazıyorum. Türkiye'nin bugün yaşadıkları son 11 yılda olanlar değil, süre gelen ve aslında hiç hesap sorulmayan şeylerin yavaş yavaş dışa vuru mu. Diyebilirsiniz daha önce böyle şeyler yaşamadık Evet doğru. Çünkü gün yüzüne çıkmadı da ondan, ya da birileri çıkmasını engelledi.Ama dönemine her siyasi lider veya bürokrat,her yıl bir olaya karışıyor. Bence bunu sorgulamak lazım. Çünkü Sistem yani Devletin çarkları iyi işlese ama tam olarak iyi işlese bu tür olaylara sıklıkla rastlamayız ve Sistem kötü yönetici ve bürokratları anında sistem dışına atar .Dikkat edin bizde olmuyor yada kolay olmuyor.
   Peki biz, yani oy verenler olarak suçumuz var mı? Bu yöneticileri, bizi yönetmesini istediğimiz adamları muhalefet dahi başımıza biz getirmiyor muyuz?Nerede yanlış yapıyoruz? Başka insan mı yok?Oy verirken neden taleplerimizi yani nasıl yönetilmek istediğimiz gündeme getirmiyoruz da hep vaat edilenleri dinliyoruz?Sonra şu malı götürdü bu götürdü.Bu ülkede Boğaz'da oturan eski Başbakan yok mu? Lüks daireler villalarda oturan bürokrat yok mu? Nedir finansmanları? Hepsi bir cevap verdi. Sizleri tatmin etti mi o cevaplar?  Eski Başbakanların çocuklarının bir çoğu hep askerlikle gündeme geldi; sonuç? Haber olduğu ile kaldı.Hep hukuki konularla gündeme geldiler. Sonuçlar tatmin etti mi?
    Ya adalet hukuk, var mıydı bu ülkede? Malum davalarla mı adalet hukuk yok oldu?Bazılarınız hemen diyecek şimdiki gibi değildi?Hayır, şimdiki gibiydi.Bize servis edilen haberler neyse öyle anlıyorduk ki bu ülkede durdurulan haberler hep olmuştur.Ancak içine düşen biliyordu hukukun adaletin ne olduğunu! Eğer Cumhuriyetle birlikte sağlam temeli atılan hukukun adaletin inşası iyi yükselseydi bugün bunlara yaşanmazdı. Ama biz, Cumhuriyet yönetiminin temeli olan Pozitif Hukuku hep görmezden geldik. Durum, malumunuz.
     Onun için bana göre, zarar görmüş  Sistemi yenileyip, yapılması gerekeni aynı Sistem içinde düzeltip, doğru olanı yapıp Ülkeyi var olan psikolojik kaostan kurtarmak lazım.
Not: Herhangi bir karar olmadığı için gündem olan yolsuzsuzluk soruşturmasına iddia diyorum.

Diğer Yazılarım/My Other Articles

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...