Translator

Tuesday, June 19, 2012

Bir Şeyler Yazmak (Terör)

   Son günlerde polislere ve askerlere yapılan saldırılar malum. Herkes düşüncelerini yazıyor. Güzel bir şey bu olaylar karşısında susmayıp bir şeyler yazmak.Tarihe not düşmek.
   Malum Türkiye'nin düşmanları çok. Terör örgütlerinin üyelerinin yetiştirdikleri ülkelere bakın, ne yazık ki iş birliği içinde olduğumuz ülkeler. Bence asıl oradan başlamak lazım.Bu kişiler silahları nereden buluyor, parayı nereden buluyor oradan başlamak lazım
   Diğer taraftan gencecik askerlerin ölmesi. Bu işi daha profesyonel seviyede yapmak lazım. Çünkü bu iş, Vatan Millet Sakarya ile olmaz. Bu duygu mutlaka herkeste vardır . Ama uzman olmak başka bir mağfiret. Çünkü bu savaş değil. Savaşta cepheler bellidir. Düşman nereden saldıracak bellidir ve savaşılır ama bu saldırlar farklı.Bu terör
   Dahası, ülkemizin savunma gücü, silah seviyesi ne kadar yüksek. Zamanında bu ülkede büyük yolsuzluklar yapanlar, banka soyguncuları, vergi vermeyen bazı büyük mükellefler, bu ülkeye büyük kötülük yapmıştır Alınan vergiler ve ülke kasasına girmesi gereken paralar olsaydı, ordunun teknolojik silah gücü de yüksek olurdu. Askerin kullandığı silahlar ve bizim zamanında yapmamız gereken yatırımlar.İnsansız hava aracı gibi.
   Birde uygulanan politikalar. Bir Devlet olarak sürekli ve sürdürülebilir kesin yol haritamız yok.Dahası bazı politikacıların yanlış politikaları bazı kişilerin ve düşmanlarımızın avucunu ovuşturdu.Ankara'da Bilkent Üniversitesi'nde okurken tanıdığım, Ankara'da doğup büyümüş, gerçekten Kürtlük Politikasıyla alakası olmayan arkadaşlarımla tanışırken, klasik üniversite ortamında tanışırken hani "nerdensin muhabbeti" Kürt kökenli arkadaşlarım kız ya da erkek önce Kürt olduğunu söylüyordu. İsimleri Kürt isimleri değildi. Ben kendimi tanıtırken İzmirliyim diyorum. Kimse Türk'müsün diye sormuyordu? Çok mu belli oluyordu, İzmirli olduğum, bilmiyorum. Onların da Kürt olduğu belli olmuyordu. Ama neden Kürt olduklarını söyleme ihtiyacı duyuyorlardı? Kız ya da erkek. Hiç sormadım. Demek ki bazı sıkıntılar vardı ve söyleme ihtiyacı duyuyorlardı.
   Ekonomik açıdan baktığımızda durum vahim. Tabi bu, oradaki bazı kişilerin dağa çıkması anlamına gelmemeli. Ama oradaki insanlar dışlanmış gibi. Kimse oralara gitmiyor. Sorun bu? Terör örgütünün yapmak istediği orayı boşaltmak . Halbuki biz oraları insanlarla insanlarımızla doldurmamız gerekir. Bakın, Doğu dizilerine en güzel turistik yerleri gösteriyorlar ama giden? Maddi imkanı olmayan hariç tabi ki. Oraları, Güneydoğu ve Doğu'yu, Ülkenin Çin'i yapmak gibi bir fikir attı "biri" "kendine iş adamı diyen biri" ki tamamen kendi menfaatini düşünerek. Çin'de fabrikalar var. Doğru. Haldır haldır çalışan farikalar var. Doğru. Yatırım var, aş var. Doğru. Peki terörü engeller mi? Fabrika olunca terörist saldırmaz mı? Saldırır. Orayı Çin değil, kendi Ülkemiz yapmak lazım. İnsanlarla doldurmak lazım. Turizm bunu için en iyisi.Turizm insanları kaynaştırır. Hani okulda, hocalarımız, evde annelerimiz ve babalarımız "git turistle konuş, dilin gelişsin" derlerdi ya.İşte bu. Olay bu değil, işin özü oradaki insanların iletişim kurmaya ihtiyacı var. İhtiyacımız  var. 
   Turizmin ekonomik katkısı olur mu? Evet. Tesisi yapmak için işçiye ihtiyaç var. Otelin malzemelerini karşılamak, özellikle tekstil ürünlerini karşılamak. Güneydoğu'dan ve Doğudan alınabilir En temiz topraklar orada.Hayvancılık ve tarıma önem verdik mi, otellerin bütün ihtiyaçları oradan karşılanır. Oraya Uçak şirketleri  düzenli giderse daha fazla ulaşım için istihdam. Gelen turistlerin otele transferi için servisler gerekli yani istihdam . Otel çalışanlar tabi ki istihdam.Bunlar mutlaka yeni ekonomik gelişmeler sağlar.Aynı zamanda Doğu ve Güneydoğu'nun yemekleri Gastronomiyi'de geliştirir.
   Bence oraları insanla doldurmamız gerekli. Oraların güvenliği yani sınırlarımızı askerle koruduk mu terörün yapılması etkilenir.Teröristlere Lanet Olsun.
     

No comments:

Diğer Yazılarım/My Other Articles

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...